<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ChatterBoxTr &#187; Okurken Çalışmak</title>
	<atom:link href="http://www.chatterboxtr.com/tag/okurken-calismak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatterboxtr.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Dec 2011 11:00:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>Okurken Çalısmak… Ama Nasıl?(3)</title>
		<link>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%e2%80%a6-ama-nasil3/</link>
		<comments>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%e2%80%a6-ama-nasil3/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 08:25:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Afşın Avcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Headline]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Okurken Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatterboxtr.com/?p=373</guid>
		<description><![CDATA[Ebru Baranseli - Sevgili Afşın Avcı, ChatterboxTr için hazırladıkları yazı dizisinden bahsedip, &#8220;Üniversite öğrencilerinin eğitimleri sırasında çalıştıkları veya çalış(a)madıkları işler&#8221; konusunda bana söz vermek istediklerini söylediğinde, konunun uzmanı olmadığım için yazamayacağımı düşündüm. Zira okurken çalışmak konusu diğer pek çok konu gibi Türkiye söz konusu olduğunda sosyolojik bir inceleme alanı kanımca. Yazı dizisine ait diğer iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Ebru Baranseli </em></strong>- Sevgili Afşın Avcı, ChatterboxTr için hazırladıkları <a href="http://www.chatterboxtr.com/tag/okurken-calismak/" target="_blank">yazı dizisinden</a> bahsedip, &#8220;Üniversite öğrencilerinin eğitimleri sırasında çalıştıkları veya çalış(a)madıkları işler&#8221; konusunda bana söz vermek istediklerini söylediğinde, konunun uzmanı olmadığım için yazamayacağımı düşündüm. Zira okurken çalışmak konusu diğer pek çok konu gibi Türkiye söz konusu olduğunda <em>sosyolojik</em> bir inceleme alanı kanımca. Yazı dizisine ait diğer iki yazıyı okuduğumda söyleneceklerin çoğunun söylenmiş olduğunu da farkettim.</p>
<p><a href="http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak-ama-nasil1/" target="_blank">Sevgili İpek Aral Kişioğlu, gerek kişisel deneyimlerini, gerekse uzmanı olduğu alanla ilgili bilgilerini anlaşılır ve akılda kalıcı bir şekilde paylaşmış.</a> Okurken çalışmak isteyip de! çalış-a-mayanların <em>psikolojik bahanelerini</em> sıralayıp neden bahane olduklarını da açıklamış.<a href="http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%E2%80%A6-ama-nasil2/" target="_blank"> Feyyaz Bicak ise üniversite öğrencisi olarak, okurken çalışmak fikrinin <em>Türk aile yapısı ve kültürel faktörlerle</em> ilgili bağlarına değinip, lise döneminde başlayan deneyimlerinden söz etmiş</a>. Okurken çalışmak isteyenlerin karşılaşacağı olası tepki ve güçlerin yanısıra çalışmanın kattığı değerleri anlatmış.</p>
<p>Her iki yazı da konuyla ilgili endişeleri, nedenlerini, sonuçlarını ve aksi tercihin getirilerini çok yerinde saptamalarla dile getirmiş. Bir akademisyen olarak görüşüm istendiğinden, yazı dizisine katkımın kendi öğrencilik yıllarımdaki deneyimlerin yanısıra Anadolu Üniversitesi&#8217;nde, öğrencilere ait gözlemlerimi paylaşarak mümkün olacağına karar verdim.</p>
<p style="text-align: left;">Grafik Tasarım lisans yıllarında zorunlu staj yaptığım ajanstan yarı zamanlı iş teklifi gelmesiyle başlayan çalışma hayatı serüvenim, öğrenciliğim boyunca aynı tempoda sürdü. Öğrenim gördüğüm alanda çalışıyor olmanın sayısız avantajını yaşadım. Buna rağmen güçlükleri de oldu elbette. Tahmin edileceği üzre aileden gelen tepkiler ve ikna çabaları bu güçlüklerin başında geliyordu. Ailemin tek endişesi geç saate kadar çalışıyor olmamdı. Sonunda bu konudaki heyecan, istek ve hevesimi farkedip, arada uyarılar yapmak dışında okurken çalışmama ikna oldular, okul ve derslerimle ilgili herhangi bir endişeleri yoktu zaten. Çeşitli nedenlerle okuldan, hocalardan gelen tepkiler de vardı ancak bunlar tercihlerini bilinçli bir şekilde yapan ve sorumluluklarını yerine getirebilenler için sorun sayılmayacağından söz etmeye gerek görmüyorum. Belki baskı altındayken farkında olmayabilirsiniz ancak hayatınızla ilgili en doğru kararlar sorumluluğunu kimsenin üzerine atamayacağınız, olası risk ve sonuçlarını göğüslemeye hazır olduğunuz kararlardır. Diğer yandan, Grafik Tasarım, Sinema- Televizyon v.b. uygulamalı alanlarda okurken çalışmak, def-i bela kabilinden yapılacak bir stajdan çok daha önemli deneyimler kazandırır. Bu deneyimler ilgili bilgisayar programlarını, teknik ekipmanı kullanmak, alışmak,  teknik  anlamda beceri kazanmanın yanısıra problem çözmek, araştırma yöntemleri ve fikir bulmak gibi önemli adımları kapsamaktadır. Sözünü ettiğimiz bu adımlar ne kadar erken hayatınızın bir parçası haline gelirse o kadar hızlı ilerler ve o kadar kolay disipline olabilirsiniz. Özellikle bilgi ve iletişimin bu denli önemli olduğu,  iletişim teknolojilerinin hızla değiştiği bir zamanda yaşıyorsanız elinizdeki en önemli anahtarlardan biri şüphesiz bu deneyimler olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">
<p>Okurken çalışmanın avantajlarını, akademisyen olduktan sonra bu defa öğrencilerim sayesinde gördüm. Öncelikle onları sektöre hazırlarken bilginin dışında tecrübelerinizi de paylaşmanız önem arzetmekte.  Mezun olduktan sonra sektörde çalışmayı tercih etmeyip (ki bu durumda bile mezuniyet sonrası bir süre sektörel tecrübe kazanmalarını öneririm), akademisyen olmaya karar verenlerin de doğal olarak bu deneyime ihtiyacı olacaktır. Zorunlu staj programı öğrencileri çalışacakları alana hazırlamaya yönelikse de çalışma hayatının sağlayacağı özgüven, sorumluluk bilinci, ekip çalışması disiplini yanısıra ekonomik getirilerin de önemli bir motivasyon olduğu açıktır.</p>
<p>Okurken çalışmak isteyen öğrenciler, aşırı sahiplenmiş aile, kültürel, çevresel ve psikolojik faktörleri bir şekilde aşıp çalışma hayatına atılmaya kararlı oldukları noktada da iş seçimi ve iş bulmak gibi sorunlarla başbaşa kalacaklardır. Bu aşamada yaşadıkları iyi ve kötü her tecrübe önemli birer ders niteliğindedir. Kendi alanları dışında, farklı söktörel deneyimler de kişisel gelişim açısından katkılar sağlayacaktır. Bir de okudukları üniversitelerin öğrencilerine sunduğu çalışma olanakları bulunmaktadır. Anadolu Üniversitesi’nde farklı birimlerde pek çok öğrenci, öğrenci işçi statüsünde çalışmaktadır. Öğrenciler ders programlarına uygun saatler dahilinde, yemekhanelerden, televizyon stüdyolarına, grafik tasarım ofislerinden, fakülte ve yüksekokullara, etkinlik organizasyonlarından, kütüphaneye, radyoya, basımevine kadar çeşitlilik gösteren birimlerde talepler ve kişisel tercihleri doğrultusunda kendi alanlarında veya alan dışı çalışma imkanına sahipler. Bu sayede çalışma hayatını okul programalarını da aksatmayacak bir takvimle deneyimleme fırsatı bulmaktadırlar. Öğrenciler çalıştıkları saat üzerinden belli bir miktarda ücretlendirilmekte bu sayede kişisel gelirlerine de katkı sağlamaktadırlar. Öğrenci işçi olarak çalıştıkları dönemi önemli bir iş tecrübesi olarak cv&#8217;lerine de eklemektedirler.</p>
<p>Üniversite dönemi kalıcı arkadaşlıkların, eğlencenin, birey olma yolundaki mücadelenin, kişisel gelişim, değişim ve dönüşümün en yoğun olduğu dönem olarak değerlendirildiğinde, bu dönemde kazanılan iş tecrübesinin önemi biraz daha ortaya çıkmaktatır. Eskişehir gibi üniversite şehri olarak anılan, öğrenci nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde çalışma deneyimi kazanmanın diğer şehirlere oranla çok daha kolay olduğunu düşünüyorum. Ailesinden uzakta okuyan öğrenci, henüz şehre geldiğinde kendi ayakları üzerinde durma adına ilk tecrübesini edinmiştir. Kaldığı yurtta veya kiraladığı evde kendi kararlarının önemini, sorumluluklarını ve hayatının bu kararlar doğrultusunda şekilleneceğini ister istemez farkedecektir. Birey olma yolundaki bu ilk adımı okurken çalışma kararı/tercihi izlerse bu kişisel gelişimi adına önemli bir fırsat olacaktır. Üniversitenin ve şehrin sunduğu olanaklar dahilinde bu fırsatın değerlendirmesi hiç de güç değildir. Sadece istek ve heyecan işidir.</p>
<p style="text-align: center;">
<p>Farklı şartlar insanlara farklı katkılar sağlar, önemli olan farkındalık çünkü ancak farkettiğinizde gayet kötü bir tecrübenin bile size olan olumlu katkısını görebilir ve değerlendirebilirsiniz. İlerlemek, karşınıza çıkan olumsuzluk ve engelleri yeni stratejiler, yeni yöntemler geliştirmek için kullandığınızda mümkün olacaktır. Tek bir amaca motive olup, tek yönde yol almaya çalışmaktansa olasılıklara da açık olmanızı öneririm. Böylece sadece bir yolculuk yapmak yerine manzaranın da tadını çıkarma imkanı bulacaksınız. Başarılar dilerim.</p>
<p><em>Dizinin ilk iki yazısına buradan ulaşabilirsiniz: <a href="http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%E2%80%A6-ama-nasil2/" target="_blank">Okurnen Çalışmak… Ama Nasıl?(1)</a>, <a href="http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%E2%80%A6-ama-nasil2/" target="_blank">Okurken Çalışmak&#8230; Ama Nasıl?(2)<br />
</a></em></p>
<p><em>Bu yazı </em><a style="margin: 0px; padding: 0px; color: #3c78a7; text-decoration: none;" href="../"><em>ChatterBoxtr.com</em></a><em>‘da yayınlanmak üzere Ebru Baranseli tarafından yazılmıştır.</em></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/writers/ebrubaranseli.png" alt="" width="575" height="125" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%e2%80%a6-ama-nasil3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>30</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okurken Çalısmak… Ama Nasıl?(2)</title>
		<link>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%e2%80%a6-ama-nasil2/</link>
		<comments>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%e2%80%a6-ama-nasil2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 08:44:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Afşın Avcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Headline]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Okurken Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatterboxtr.com/?p=359</guid>
		<description><![CDATA[Feyyaz Bicak - Öğrencilik süresinde, özellikle de üniversite eğitimi sırasında yarı zamanlı işlerde çalışarak boş zamanlarını değerlendirmek çoğu Türk gencinin pek de alışık olmadığı bir tercih. Aslında pek çok ülkede öğrencilerin üniversite yıllarında yan işlerde çalışıp kişisel bütçelerini yaratmaları çok önemli bir deneyim. Ülkemizde gerek kültürel yapı gerekse aile içi yaşamsal sorumluluk geleneği gereği gençler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Feyyaz Bicak </strong></em>- Öğrencilik süresinde, özellikle de üniversite eğitimi sırasında yarı zamanlı işlerde çalışarak boş zamanlarını değerlendirmek çoğu Türk gencinin pek de alışık olmadığı bir tercih. Aslında pek çok ülkede öğrencilerin üniversite yıllarında yan işlerde çalışıp kişisel bütçelerini yaratmaları çok önemli bir deneyim. Ülkemizde gerek kültürel yapı gerekse aile içi yaşamsal sorumluluk geleneği gereği gençler ve aileleri bu okurken çalışma fikrine temkinli yaklaşmaktalar. Bu önyargıyı görmezden gelip, çalışmanın kişisel gelişimine katkısını da fark edebilen bir öğrenci, günümüz şartlarında kendisini etrafındaki birçok insandan “farklı” kılma yolunda önemli bir kazanım edinebilir.</p>
<p><a href="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/part-time-jobs_4-22-08.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-360" title="part-time-jobs_4-22-08" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/part-time-jobs_4-22-08-300x225.jpg" alt="part-time-jobs_4-22-08" width="300" height="225" /></a>Gerçek anlamda sorumluluk alarak çalışmanın, kendi öz kazancının hesabını tutmanın, çok farklı insanlarla tanışıp onların deneyimlerinden yararlanmanın, yapabildiklerinin ve yapamayacaklarının ayırdına varmanın tadını ilk olarak lise yıllarında tatmıştım. Yaz aylarında bir plajda büfede çalışarak kazandığım ilk paranın tadını hala unutmam. O günlerde en büyük amacım zaten bütün yaz denize girdiğim yerde eğlenceme ufak bir heyecan ve maddi anlamda cebime katkı sağlamaktı. Daha sonraları üniversitede fuar görevlisinden bir hazır giyim mağazasında tezgâhtarlığa, barda garson olarak çalışmaktan anketörlüğe kadar çok farklı işlerde çalışma imkânım oldu. Üstelik bunlardan bazılarını yurtdışında da tecrübe etme şansım oldu.</p>
<p>Kuşkusuz bunları yaparken aynı zamanda okula gitmek biraz zorlayıcı olabiliyor; ancak okurken bu tip işlerde çalışmanın faydasını gördükçe bu zor durumun aslında çok değerli bir yatırıma dönüştüğü gerçeği sizin kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor.</p>
<p>Okurken çalışmanın belki de en olumsuz yanı ülkemizde çok farklı tepkilerle karşılaşıyor olmanız. Aldığınız tepkilerin çalışma kararınızda ve iş seçiminizde engelleyici etkileri olabilir. Böyle durumlarda yapmanız gereken gerçekten çalışmayı isteyip istemediğinizdir. Bu kararı gerçek anlamda verirseniz genellikle etrafınıza çok da aldırmıyorsunuz.</p>
<p>Aldığım olumsuz tepkilerden çok olumlu tepkilerin ne kadar motive edici olduğundan bahsetmek istiyorum. Çalışmanın ne kadar önemli ve değerli bir etkinlik olduğunun farkında olan tanıdıklarınızın takdirlerini kazandığınızda ve kendinizde olan pozitif gelişmeleri fark ettiğinizde okurken çalışmanın hazzını gerçek anlamda alacağınıza eminim.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/3014971936_59c06629ec_o.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-361" title="3014971936_59c06629ec_o" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/3014971936_59c06629ec_o.jpg" alt="3014971936_59c06629ec_o" width="485" height="349" /></a></p>
<p>Yarı zamanlı çalışma deneyimleri sayesinde normal zamanda öğrenmesi zor pek çok şeyi farklı deneyimlerle beraber yavaş yavaş hazmederek öğrenme fırsatı bulabilirsiniz. Okurken çalışma esnasında aldığınız her görev, her sorumluluk sizin iş tamamlama, iş süreçlerini planlama, zamana göre kendini ayarlama gibi aslında profesyonel iş yaşamında da çok gerekli olan birçok yetiyi pratik etme ve kazanma yolunda size yardımcı olur. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bu bilinçle yola çıkan birçok genç, üniversite yıllarında çalışma yolunu seçer.</p>
<p>Bizim ailelerimiz çoğunlukla okurken çocuklarının çalışmasına karşı durmaktadırlar. Bunun en büyük nedeni kültürel özelliğimiz olarak ebeveynlerin çocuklarına “dadı”lık yapma niyetlerinin yıllar geçip çocukları büyüse de yok olmamasıdır. Aile içinde bu kol kanat germe her zaman maddi olarak destek olma durumu bizi, yani gençleri çalışma hayatına daha geç katılmaya yönlendirmektedir.</p>
<p><a href="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/12460b88c7_b.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-365" title="12460b88c7_b" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/12460b88c7_b.jpg" alt="12460b88c7_b" width="338" height="283" /></a>Üniversite yıllarınızda çalışmış olmanız sizin için geleceğe yönelik yaptığınız önemli bir yatırımdır. İş hayatı belirli temel prensipler ışığında değerlendirildiğinde en basit işletmeden tutun en büyük kurumsal ölçekli firmalara kadar özünde çok da farklılık göstermez. Yani bir iş için temelde yapılan şeyler benzerlik gösterir. Aldığınız görev veya pozisyonunuz ne kadar farklı olursa olsun bazı ana çalışma prensipleri ve alışkanlıklar değişmez. İstenilen şeyi zamanında yerine getirme, iş arkadaşlarıyla olan diyaloglarımız, sorumluluk anlayışımız gibi maddeler işe göre şekil değiştirse de  paralel bir bağla birbirine bağlıdır. Kendisini iyi yönde çalışma disiplini ve insan ilişkileri dahilinde geliştirmiş birisi bunun faydasını kuşkusuz görecektir. İşte bütün bunları öğrenmeye başlayabileceğimiz nokta da okurken bulduğumuz işler olarak göze çarpmaktadır.</p>
<p>Hepimiz yarattığımız değerlerle, ürettiklerimizle varız. Bu yüzden üniversite hayatı gibi en üretken en dinamik çağımızda yarı zamanlı da olsa çalışmak size de güzel bir fikir olarak geliyorsa hiç çekinmeden en yakın fırsatları değerlendirmeye bakın. Böyle yaparak hem deneyimlerinizi arttırıp kendinizi hiçbir kursta, sertifika programında edinemeyeceğiniz bilgi ve tecrübelerle donatabilir hem de maddi anlamda bütçenizde oluşacak katkıyla bir şeyler üretmenin tadına varabilirsiniz. Toplumda yüzde yüz “tüketici” olarak yaşamaktan sıkılanlara duyurulur: “Çalışmak ister miydiniz?”</p>
<p><em>Dizinin ilk yazısına buradan ulaşabilirsiniz: <a href="http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak-ama-nasil1/" target="_blank">Okurnen Çalışmak&#8230; Ama Nasıl?(1)</a></em></p>
<p><em>Bu yazı </em><a style="margin: 0px; padding: 0px; color: #3c78a7; text-decoration: none;" href="../"><em>ChatterBoxtr.com</em></a><em>‘da yayınlanmak üzere Feyyaz Bicak tarafından yazılmıştır.</em></p>
<p><em><img class="aligncenter" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/writers/feyyazbicak.png" alt="" width="575" height="125" /><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak%e2%80%a6-ama-nasil2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okurken Çalısmak… Ama Nasıl?(1)</title>
		<link>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak-ama-nasil1/</link>
		<comments>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak-ama-nasil1/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 13:18:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Afşın Avcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Headline]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Okurken Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatterboxtr.com/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[İpek Aral Kişioğlu &#8211; Üniversite yıllarında çalışmak veya çalışmamak bir tercih meselesidir. Sözün özü ile çalışmayı tercih eden bir genç her ne koşul olursa olsun kendisine yapacak iş bulur. Tercih etmeyen de serbest vaktini gönlünce değerlendirebilir. Bu iki seçim için kimsenin hiçbir şey demeye hakkı yoktur. Ama bir de &#8220;ben çalışmak istiyorum ama yapacak iş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>İpek Aral Kişioğlu</strong></em> &#8211; Üniversite yıllarında çalışmak veya çalışmamak bir tercih meselesidir. Sözün özü ile çalışmayı tercih eden bir genç her ne koşul olursa olsun kendisine yapacak iş bulur. Tercih etmeyen de serbest vaktini gönlünce değerlendirebilir. Bu iki seçim için kimsenin hiçbir şey demeye hakkı yoktur. Ama bir de &#8220;ben çalışmak istiyorum ama yapacak iş bulamıyorum&#8221; diyen ve sayısı oldukça kabarık bir kitle vardır ki, bu grup ileride iş hayatında da aynı hayat politikasına devam ederler: &#8220;Ben yapmak istemiştim ama imkan verilmedi, ben etmek istemiştim ama yol gösteren olmadı&#8221;. Bu yazı üniversite yıllarında çalışmak isteyip de &#8220;kendisine uygun&#8221; işi bir türlü bulamayan gençler için yazıldı. Lütfen çok dikkatli okuyun.</p>
<p><a href="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/internship-1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-345" title="internship-1" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/internship-1.jpg" alt="internship-1" width="320" height="214" /></a>Üniversite yıllarında çalışan gençlere örnek olarak kendimi rahatlıkla verebiliyorum. Ailemin maddi durumunun fazlasıyla iyi olmasına rağmen okul yıllarımı uzatmak pahasına burnumu sokmadığım iş, çalmadığım kapı kalmamıştır neredeyse. Sigorta satmaktan çevirmenliğe, hosteslikten dergi yazarlığına, halkla ilişkiler elemanlığından anketörlüğe, hamburgercilikten garsonluğa bir üniversitelinin yapabilme imkanı olan her işe girdim, çalıştım. Bireysel gelişimimde büyük faydasını gördüğüm bu deneyimlerim sırasında yaşadıklarımı üç gruba ayırarak değerlendirmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu değerlendirmelerimi okurken eminim size de kafanızdan geçen birçok soruya ve sorgulamaya cevap bulacaksınız. Belki kendinizi de bir parça yargılayacak, eleştireceksiniz.</p>
<p>Birinci değerlendirmem çalışma girişimlerim esnasında ailemden, arkadaşlarımdan, çevremden aldığım tepkiler üzerine olacak:</p>
<p><strong>a. Aileden tepkiler: </strong><em>&#8220;Maddi durum olarak hiçbir ihtiyacın yokken nereden çıktı bu çalışmak? Derslerin ne olacak?&#8221; </em>Eğer ailenizin maddi durumu iyi ise yukarıda yazılı cümleler çalışmak isteyen bir gencin ebeveynlerinden en sık duyabilecekleri tepkilerdir. Bunun ötesinde çalışılmak istenen işin aileyi &#8220;utandırabilecek&#8221; nitelikte görüldüğü de olur. Mesela garsonluk. &#8220;Neee, benim kızım başkalarının tabaklarını mı taşıyacak? Yahu sen evde tabak taşımıyorsun, çok istiyorsan evdekileri taşı, ben sana üstüne para vereyim&#8221;<strong>. </strong>Olay bu noktaya vardığında gencin yapması gereken, gerçek istenilenin &#8220;garsonluk&#8221; değil, &#8220;çalışmak&#8221; edimi olduğu konusunda ailesini ikna etmesidir. Dersler ile çalışmanın eş zamanlı yürüyebileceği üzerine aileyi ikna etmek aslında kolaydır. <em>Önce siz çalışmak konusunda kendinizi ikna edebildiniz mi, onu çok iyi sorgulayın</em>.</p>
<p><strong>b. Arkadaşlardan tepkiler:</strong> Arkadaşlardan gelen tepkileri üçe ayırabiliriz:</p>
<p><em>&#8220;Aaaa, harika, çok sevindim, keşke ben de çalışabilsem.&#8221; </em>Son derece motive edici, destekleyici bir tepkidir ama bu tepkiyi vereni umulanın tersine azdır. En yakın arkadaşlar bile bu çalışma girişiminin gerisinde olumsuzluk ararlar. Bu aslen bizim milletimizin bir hastalığıdır; her şeyde olumsuzluk aramak. Hele ki çalışacağınız iş beğenilmez ise, mesela bir hamburgecide çalışacaksanız, bir perakendecide kasiyerlik yapacaksanız &#8220;hiç&#8221; olumlu tepki beklemeyin. Olumlu tepki veren arkadaşınız olursa da o kişiyi bir ömür kaybetmeyin.</p>
<p><em>&#8220;Hmm, neden ki? İhtiyacın mı var?&#8221; </em>İkinci tepki merhamet içerir. Çalışmayı, üretmeyi insani bir dürtü olarak içlerinde yaşamayan, tüketici niteliğindeki arkadaşlarınız size yoğun bir acıma hissi duyacaklardır. Hiç umursamayın, gülün geçin.</p>
<p><em>&#8220;Iğğ, garsonluk mu?&#8221; </em>Bu son tepkiyi veren kişileri hele arkadaş sıfatına hiç layık görmeyin derim. Bu kişiler bir ömür kendilerini taşıyacak ebeveyn, arkadaş, eş, dost, müdür peşinde olan, etiket meraklısı tiplerdir. Emeğe saygısı olmayanın ne kendisine, ne de başka bir şeye saygısı yoktur.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/3679848164_1b5009c0c5_b.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-346" title="3679848164_1b5009c0c5_b" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/3679848164_1b5009c0c5_b.jpg" alt="3679848164_1b5009c0c5_b" width="491" height="327" /></a></p>
<p><strong>c. Çevreden tepkiler: </strong>Çevreden gelen tepkileri de üçe ayırabiliriz:</p>
<p><em>&#8220;Xyz&#8217;nin kızı hem okuyup, hem çalışıyormuş, aferin ona.&#8221; </em>Örnek ebeveyn sıfatına sahip anne babaların veya büyüklerin vereceği tepkidir. Elbet içlerinde birçok kaygı vardır çalışma süreci adına ama çalışma girişimi ister olumlu, ister olumsuz sonuçlansın, her zaman çocuklarının arkasında duracaklarının  mesajını verirler bu şekilde ve ülkemizde maalesef pek azı bu tepkiyi verir.</p>
<p><em>&#8220;Xyz&#8217;nin oğlu garsonluk yapıyormuş, durumları mı kötü acaba?&#8221; </em>Arkadaşlarınızdan alabileceğiniz ikinci tepki frekansındaki bu söylem yine bol miktarda merhamet, hatta acıma içerir. Siz önemsemeyin bu tepkileri ama unutmayın sizin için önemli olmasa bile aileniz kendileri için böyle sözlerinden sarfedilebilecek olmasından kaygılanabilirler. Onları ikna etmek yine size, kendinize olan güveninize, çalışma kararlılığınıza bağlıdır.</p>
<p><em>&#8220;Xyz&#8217;nin kızı tezgahtarlık yapıyormuş, ayıp valla, böyle bir aile &#8230; tıh tıh tıh&#8221; </em>Bu tepkiyi veren çevrenizdeki insanlar ile ilişkinizi keserseniz siz bir şey kaybetmiş olmazsınız. Hatta hayat adına iyi de bir temizlik yapmış, yeni ve nitelikli insanlara bünyenizde hem zihinsel, hem de ruhsal yer açmış olursunuz.</p>
<p>İkinci değerlendirmem çalışmak isteyip de kendisine &#8220;uygun&#8221; iş bulamayanların bahanelerini içerecek ve onların aslında gerçeten çalışmak istemedikleri konusunda onları bir parça düşündürecek;</p>
<p>Bahane 1: &#8220;<em>Hiçbir işin saati bana uymuyor!</em>&#8221; Artık iş piyasasında, özellikle perakendecilik ve hizmet sektörlerinde üniversiteli gençlere yönelik birçok yarı zamanlı (part-time) iş mevcut. Kısacası bu bahaneniz baştan sona yersiz. Burada sorgulamanız gereken aslında tümüyle kendinizsiniz. Siz neden çalışmak istiyorsunuz? Yaptığınız ilgi çekmek amaçlı bir şımarıklık mı, yoksa gerçekten emek mi harcamak istiyorsunuz bir konuda, bir yolda? Eğer gerçekten emek vermekse neden Migros&#8217;da part time kasiyerlik veya tezgahtarlık yapmaktan, bir konfeksiyon mağazasında tezgahtarlık, bir pizzacıda garsonluk, fuarlarda veya promosyon faaliyetlerinde stand başında durmaktan imtina ediyor, bu işleri beğenmiyorsunuz? Yoksa sizin kaygınız başka mı? Lütfen alt bahaneyi okuyun.</p>
<p>Bahane 2: <em>&#8220;Arkadaşlarım beni küçümser, rezil olurum.&#8221; </em>İşte aslında iş piyasasında pek çok iş imkanı varken, çalışmak isteyip de binbir bahane üreterek çalışmayan gencin ana kaygısı : Arkadaşları karşısında küçük duruma düşmek, rezil olmak. Eğer böyle bir kaygı taşıyorsanız içinizde, sizin ciddi anlamda üstesinden gelmeniz gereken kompleksleriniz var demektir. Sınırsız şekilde Amerikan hayat tarzına özenen bir üniversite gençliğimiz var. Gençlik dizilerinde pizzacıda çalışan genç yakışıklı aktörü ve aktrisi gördüklerinde &#8220;keşke biz de böyle olabilsek, çalışabilsek&#8221; derler ama ben şimdi &#8220;gel o zaman benim pizzacımda garsonluk yap&#8221; desem, ölsem getirtemem o gençleri dükkanıma. O gençleri Burger King&#8217;de part time çalıştıramam, Pizza Hut&#8217;da servise sokamam. Neden, çünkü işi küçümserler, işi küçümsedileri için rezil olacaklarını düşünürler. O zaman bu zincirleme reaksiyondan kendilerine bu dükkanlarda servis yapan insanları genel olarak küçümsemektedirler sonucunu çıkartabiliriz ki, bu da ciddi bir “saygısızlık, kibirlik” problemidir ve kişi adına hiç de parlak bir durum değildir.</p>
<p><a href="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/3814880388_4e0244411e_b.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-347" title="3814880388_4e0244411e_b" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/uploads/2009/08/3814880388_4e0244411e_b-300x205.jpg" alt="3814880388_4e0244411e_b" width="300" height="205" /></a>Şimdi çok klişe ama gerçek birkaç cümle yazacağım : Amerika Birleşik Devletleri neden  Amerika Birleşik Devletleri ? Çünkü onlar bu işleri küçümsemiyor, çünkü onlar emeğe bize kıyasla çok daha fazla değer veriyor. Onlar üniversite yıllarında gidip dünyanın en iyi şirketinin en iyi bölümünde çalışamayacaklarını, oralarda çalışabilmek için çok daha farklı şeylerin gerekli olduğunu biliyorlar. Ama boş da oturmak istemiyorlar, üretkenliği tercih edip, bir de cep harçlıklarını çıkartıyorlar. Hayat hep tercihlerden ibaret. Siz peki neyi tercih ediyorsunuz? &#8220;Sözde&#8221; rezil olmamayı mı?</p>
<p>Bahane 3: <em>&#8220;Benim okuduğum konuya hiçbir faydası yok!&#8221; </em>Bu iş hayatına yeterince geniş açıdan bakmayan gençlerin ürettikleri en tipik bahanedir. Kasiyer olmanın, tezgahtarlık veya garsonluk  yapmanın bana ne faydası olur ki? Oysa ki bilmiyorsunuz ki, ileride yapacağınız iş de özünde bunlardan farklı olmayacak aslında. Ya birinin para işlerini yürüteceksiniz ya birine birşeyleri satmaya, pazarlamaya çalışacaksınız ya da birileri için bir şeyler üreteceksiniz. Üniversite yıllarındaki çalışmalarınızla, gerçek hayattakilerin <strong>iş disiplini</strong> bakımından farklı olduğunu hiç sanmayın. Zaten üniversite öğrencisi halinizle gidip çok büyük şirketlerin çok önemli pozisyonlarında çalışmayı hayal ediyorsanız, ayaklarınızı  yere basmanızı şiddetle öneririm.</p>
<p>Bahane 4: <em>&#8220;Parası yeterli değil.&#8221; </em>Günümüz dünyasında alem-i cihan olsanız &#8220;üniversite öğrencisi&#8221; sıfatı ile ne kazanmayı hayal edebilirsiniz ki? Dilerim hayalleriniz gerçekleşir ama gerçek hayatta kazanacağınız miktar iki sıfırlı rakamları geçmez. Üniversite yıllarında çalışmanın amacı elbet üç beş kuruş kazanmaktır ama asıl amaç hiçbir zaman maddi olmamalıdır. Keza gerçek hayata atıldığınızda da ana amacınız para olmamalıdır. Yapacağınız iş, öğrenecekleriniz, başarılarınız sizin ana dinamonuzdur, para değil. İyi çalışır, hedefleriniz tutturursanız zaten maddi açılım eninde sonunda gelir.</p>
<p>Üçüncü değerlendirmemde ise üniversite yıllarındaki tecrübelerimin bana kazandırdıklarını birkaç kelime ile toparlamaya çalışacağım;</p>
<ol>
<li>Üniversite yıllarındaki işlerim kendime olan güvenimi açıkça sınadığım ve başkaları tarafından acımazsızca sınandığım ilk hayat tecrübelerim olmuştur. Kendimin farklı boyutlarını, yeteneklerimi ve eksiklerimi görmemi sağlamıştır.</li>
<li>Sorumluluk altına girmek, belirli bir performansı tutturmak gibi zorlayıcı unsurlarla iş boyutunda ilk karşılaşmamdır.</li>
<li>Uluslararası şirket, aile şirketi kavramları arasındaki büyük farklılıkları, kurum kültürünün ne olduğunu yaşayarak öğrenmemi sağlamıştır.</li>
<li> İş arkadaşlıklarının okul ortamındaki arkadaşlıklardan çok farklı olduğunu yaşayarak erkenden görmemi, anlamamı sağlamıştır.</li>
<li>Hayatta neyi yapmak istediğimi değil de neyi istemediğimi anlamamı çok net görmemi sağlamıştır.</li>
<li>Tümüyle kendime ait parayı kazanmanın keyfini bana yaşatmıştır.</li>
<li>Üniversite eğitiminin ne kadar önemli olduğunu kavramamı sağlamış, üniversite eğitimine yönelik eski yargılayıcı gözlüğümü çıkartıp, bende kalan yıllarımdan maksimum faydayı çıkarma bilincini yaratmıştır.</li>
<li>Farklı insan karakterleri, farklı kültür, sosyal yapı ve yaş gruplarından gelen insanları yakından tanıma fırsatını bana vermiştir. Aklın yaşta değil, başta olduğunu ciddi anlamda anlamamı sağlamıştır.</li>
<li>Bir kurumda çok nitelikli insanların yanında çok vasatların da olabileceğini ve bu gerçekle birlikte yaşamayı öğrenmem gerektiğini göstermiştir.</li>
<li> İş hayatında kesinlikle olmaması gereken kaba davranış, taciz, özetle mobbing ile tanışmamı ve yaşadıklarımı sorgulayarak hızlı şekilde benzer durumlara karşı bilinçlenmemi sağlamıştır.</li>
<li> Başarılı profesyonellerin sözlerinden, gözlerinden, bedenlerinden taşan coşkuları, iş disiplinleri, saygınlıkları, iyimserlikleri ve güleryüzlülükleri gibi ortak özelliklerini yakından yaşamamı sağlamıştır.</li>
</ol>
<p>Cümlelerimin sonuna gelirken yukarıda yazılanları okuyan gençlerin şimdi kendilerine sadece bir soruyu sormalarını ve cevabını hemen değil de, bir iki gün iyice düşünerek vermelerini istiyorum: <strong>Siz gerçekten çalışmak istiyor musunuz?</strong></p>
<p><em>Bu yazı </em><a style="color: #3c78a7; text-decoration: none; padding: 0px; margin: 0px;" href="http://www.chatterboxtr.com/"><em>ChatterBoxtr.com</em></a><em>‘da yayınlanmak üzere İpek Aral Kişioğlu tarafından yazılmıştır.</em></p>
<p><em><img class="aligncenter" src="http://www.chatterboxtr.com/wp-content/writers/ipekaralkisioglu.png" alt="" width="575" height="125" /><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatterboxtr.com/okurken-calismak-ama-nasil1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

